Yapımcı: Square Enix
Tür: JRPG
Platform: PS2
Şimdiye kadar ki oynadığım "en uzun soluklu" Final Fantasy oyunu. Aslında daha önce bir kaç farklı FF oyunu denememe rağmen oyun mekaniğini anlayamamıştım. Bana kalırsa, TPS bakış açısına sahip, RPG unsurlarıyla süslenmiş bir macera oyunu yapılsaydı, daha hoş olabilirdi. Zira JRPG herkese hitap etmeyebiliyor. Neyse, uzun soluklu dediysem de o da 5-6 saatlik bir zaman dilimini oluşturuyor. Zamanım oldukça, oyuna kaldığım yerden devam etmek ve ilk kez bir Final Fantasy oyununu bitirmek istiyorum. Favori karakterim ise, tabii ki YUNA :)
22 Ağustos 2009 Cumartesi
DOOM 2: HELL ON EARTH
Yapımcı: id Software
Tür: FPS
Platform: PC
Seriyle ilk tanıştığım ve ayrıca ilk bitirdiğim FPS oyunu. Doom 3'den sonra en çok oynadığım Doom oyunu Hell on Earth. Bana kalırsa, FPS oyunlarından hoşlanan herkesin en azından "bir kere" denemesi gerektiğini düşünüyorum. Görsel olarak büyük bir beğeni yaratmayacağı kesin, ama günümüz FPS'lerin hangi temel üzerinden geliştirdiğini görmek, iyi olacaktır.
Tür: FPS
Platform: PC
Seriyle ilk tanıştığım ve ayrıca ilk bitirdiğim FPS oyunu. Doom 3'den sonra en çok oynadığım Doom oyunu Hell on Earth. Bana kalırsa, FPS oyunlarından hoşlanan herkesin en azından "bir kere" denemesi gerektiğini düşünüyorum. Görsel olarak büyük bir beğeni yaratmayacağı kesin, ama günümüz FPS'lerin hangi temel üzerinden geliştirdiğini görmek, iyi olacaktır.
PRINCE OF PERSIA: THE SANDS OF TIME
Yapımcı: Ubisoft Montreal
Tür: TPS
Platform: PC
Prince of Persia'yı ilk gördüğümde, kapağındaki resimden etkilenmiş, ama oyunu hemen almamıştım. Çünkü 3 CD'ydi. Bir kaç gün sonra alabildim ve serinin ilk oyunuyla maceraya dahil oldum. Hatırlıyorum da daha ilk bölümde, duvardan duvara atlayarak en üste çıkmayı becerememiştim, bayağı bir uğraşmıştım. Diğer uğraştığım nokta ise, oyunun ortalarında başımıza musallat olan kargalardı. Yapımın finalini ise unutmak mümkün değil. Mükemmel kamera açılarıyla birlikte görsellik tavan yapıyordu. Zaten gerek müzikleri, gerekse atmosferiyle sürekli olarak bir çöl esintisi sunuyordu oyun.
Tür: TPS
Platform: PC
Prince of Persia'yı ilk gördüğümde, kapağındaki resimden etkilenmiş, ama oyunu hemen almamıştım. Çünkü 3 CD'ydi. Bir kaç gün sonra alabildim ve serinin ilk oyunuyla maceraya dahil oldum. Hatırlıyorum da daha ilk bölümde, duvardan duvara atlayarak en üste çıkmayı becerememiştim, bayağı bir uğraşmıştım. Diğer uğraştığım nokta ise, oyunun ortalarında başımıza musallat olan kargalardı. Yapımın finalini ise unutmak mümkün değil. Mükemmel kamera açılarıyla birlikte görsellik tavan yapıyordu. Zaten gerek müzikleri, gerekse atmosferiyle sürekli olarak bir çöl esintisi sunuyordu oyun.
CODENEMA PANZERS: PHASE ONE
Yapımcı: Novalogic
Tür: FPS
Platform: PC
İkinci Dünya Savaşı türünde ilk oynadığım ve oldukça beğendiğim RTS oyunu. Ardından iki oyun daha çıktı, ama ilki kadar kaliteli olduklarını düşünmüyorum. Phase One, hem Almanları, hem de Amerikalıları yönetmemize imkân tanıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Hiç multisini denemedim, ama sanırım Teknoloji TV'de bire-bir Multiplayer oynanışını izlemiştim biraz. Gerçekten zamanının iyi oyunlarından bir tanesiydi.
Not: Geçtiğimiz günlerde Bimeks'te 1.9 TL'ye satın aldım orijinalini. 3 CD :)
Tür: FPS
Platform: PC
İkinci Dünya Savaşı türünde ilk oynadığım ve oldukça beğendiğim RTS oyunu. Ardından iki oyun daha çıktı, ama ilki kadar kaliteli olduklarını düşünmüyorum. Phase One, hem Almanları, hem de Amerikalıları yönetmemize imkân tanıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Hiç multisini denemedim, ama sanırım Teknoloji TV'de bire-bir Multiplayer oynanışını izlemiştim biraz. Gerçekten zamanının iyi oyunlarından bir tanesiydi.
Not: Geçtiğimiz günlerde Bimeks'te 1.9 TL'ye satın aldım orijinalini. 3 CD :)
DELTA FORCE: BLACK HAWK DOWN
Yapımcı: Novalogic
Tür: FPS
Platform: PC
Delta Force serisinde yeni bir evrenin başladığının kanıtıydı bu oyun. Hava sıcak ve terliyoruz. Yaz boyunca Black Hawk Down oynamak, neredeyse oyundaki atmosferi bire bir yaşamama imkan vermişti. Oyunda yer alan mekanlardaki kuraklık ve sıcaklık hissi, zaten bunaltıcı olan havayı daha da yoğunlaştırıyordu. Bu da oyun içerisinde yer alan ve herşeyden bunalmış bir askerin başından geçen olayları, bire bir olarak biz oyunculara yansıtmaya yetiyordu. En azından bana böyle oldu ve Black Hawk Down'ı hem sinir olarak, hem de zevkle bitirdim. Üstelik Delta Force serisinde, Black Hawk Down oyununa kadar "save game" yapıldığını bilmiyordum. Böylece ölürsem, en baştan bölüme başlamak biraz sıkıcı oluyordu, ama oyunun heyecan düzeyini de artırıyordu. "Save" özelliğini de zaten oyunun ortalarına doğru öğrenmiştim.
Tür: FPS
Platform: PC
Delta Force serisinde yeni bir evrenin başladığının kanıtıydı bu oyun. Hava sıcak ve terliyoruz. Yaz boyunca Black Hawk Down oynamak, neredeyse oyundaki atmosferi bire bir yaşamama imkan vermişti. Oyunda yer alan mekanlardaki kuraklık ve sıcaklık hissi, zaten bunaltıcı olan havayı daha da yoğunlaştırıyordu. Bu da oyun içerisinde yer alan ve herşeyden bunalmış bir askerin başından geçen olayları, bire bir olarak biz oyunculara yansıtmaya yetiyordu. En azından bana böyle oldu ve Black Hawk Down'ı hem sinir olarak, hem de zevkle bitirdim. Üstelik Delta Force serisinde, Black Hawk Down oyununa kadar "save game" yapıldığını bilmiyordum. Böylece ölürsem, en baştan bölüme başlamak biraz sıkıcı oluyordu, ama oyunun heyecan düzeyini de artırıyordu. "Save" özelliğini de zaten oyunun ortalarına doğru öğrenmiştim.
SIMCITY 4
Yapımcı: Maxis
Tür: Şehir simülasyonu
Platform: PC
Zor ve bir o kadar da zevkli bir oyun. Sürekli borç batağında yüzdüğüm, buna rağmen son ana kadar mücadele ettiğim bir şehir simülasyonu. Sim City 4, gerçekten sabır ve zekice hamleler yapılması gereken bir oyun. Borca girdikçe ekranda beliren muhasebeci, beni gıcık ediyordu. Ama sonunda da onun dediği oluyordu ve hep iflas ediyordum. Orijinal sürümünü satın almam biraz ilginç oldu doğrusu. Aslında Aral'ın sitesinde Half Life 2: Episode One'u satın alacaktım. Parayı yatırdım, ama oyunun stokta olmadığını görmemiştim. Mecburen farklı bir oyun seçmem gerekti ve ben de Sim City 4'ü seçmiştim.
Tür: Şehir simülasyonu
Platform: PC
Zor ve bir o kadar da zevkli bir oyun. Sürekli borç batağında yüzdüğüm, buna rağmen son ana kadar mücadele ettiğim bir şehir simülasyonu. Sim City 4, gerçekten sabır ve zekice hamleler yapılması gereken bir oyun. Borca girdikçe ekranda beliren muhasebeci, beni gıcık ediyordu. Ama sonunda da onun dediği oluyordu ve hep iflas ediyordum. Orijinal sürümünü satın almam biraz ilginç oldu doğrusu. Aslında Aral'ın sitesinde Half Life 2: Episode One'u satın alacaktım. Parayı yatırdım, ama oyunun stokta olmadığını görmemiştim. Mecburen farklı bir oyun seçmem gerekti ve ben de Sim City 4'ü seçmiştim.
FAR CRY
Yapımcı: Crytek
Tür: FPS
Platform: PC
İlk videosunu izlediğimde, tropik bir adada, elinde silah, ağzında da pro olan kaslı adamlar görmüştüm. Daha sonra da aynı oyunu, Şirinevler'de bir gazete bayisinde görmüştüm; bir dergiye kapak olmuştu. Sonra alıp oynadığımda, döneminin en iyi oyunlarından bir tanesi olduğunu anlamak geç olmadı. Son bölümü, yani yanardağ bölümü gerçekten beni çok zorlamıştı. Fakat asıl şaşkınlığım, oyunu bitirince oldu. Credits ekranında yazan Türk isimlerini görünce çok olmuştum. Meğersem bu kaliteli oyunun başındaki insanlar aslında Türkmüş.
Tür: FPS
Platform: PC
İlk videosunu izlediğimde, tropik bir adada, elinde silah, ağzında da pro olan kaslı adamlar görmüştüm. Daha sonra da aynı oyunu, Şirinevler'de bir gazete bayisinde görmüştüm; bir dergiye kapak olmuştu. Sonra alıp oynadığımda, döneminin en iyi oyunlarından bir tanesi olduğunu anlamak geç olmadı. Son bölümü, yani yanardağ bölümü gerçekten beni çok zorlamıştı. Fakat asıl şaşkınlığım, oyunu bitirince oldu. Credits ekranında yazan Türk isimlerini görünce çok olmuştum. Meğersem bu kaliteli oyunun başındaki insanlar aslında Türkmüş.
CALL OF DUTY
Üşüdüğüm ilk oyun belki de Cal of Duty'di. Infinity Ward'un bu başarılı serisinin ilk halkası, heyecan düzeyi, zevkli görevleri ve gerçekçi atmosferiyle baş taclarımdan bir tanesi. Karlı bölümlerdeki sniper görevleri, tank görevleri ve dahası, zaten oyunun çıktığı Sonbahar döneminde beni fazlasıyla etkilemişti. Oyunu oynarken ayak ve el parmaklarımın üşüdüğünü, hatta donma düzeyine kadar geldiğini hatırlıyorum. Kafasındaki miğferleri tutarak ve eğilerek ilerleyen askerler, durmadan bağıran Naziler ve tempoya göre değişen müzikler, gerçek bir WW2 deneyimi sunuyordu.
KILLZONE
Yapımcı: Guerilla Games
Tür: FPS
Platform: PS2
Konsolda bitirdiğim ikinci FPS oyunu. Aslında Metacritic ortalaması çok iyi bir oyun değil, ortalama bir oyun. Fakat ben Killzone'u oldukça beğendim. Takım olarak ilerlemek, her bir bölümde farklı bir karakteri yönetmek, aynı şekilde düşman faktörünün de takım olarak bize karşı koyması, sürekli bir "diken üstü" hissinin oluşmasına zemin hazırlıyordu. Hele bir de "edvenss" diye bağırmıyorlar mıydı, işte orası heyecanımı tavan yaptırıyordu. "Aha şimdi öleceğim, aha geçemeyeceğim" diye heyecan yaparken, bir baktım ölmüşüm, bir baktım bölümü geçmişim. Bir ara bahçeli bir bölümde takıldığım için oyuna ara verdiğim de olmuştu, ama sonuç olarak Killzone'u bitirebilmek güzeldi. Yeşil dürbünlü M16 da gayet güzel bir silahtı...
Tür: FPS
Platform: PS2
Konsolda bitirdiğim ikinci FPS oyunu. Aslında Metacritic ortalaması çok iyi bir oyun değil, ortalama bir oyun. Fakat ben Killzone'u oldukça beğendim. Takım olarak ilerlemek, her bir bölümde farklı bir karakteri yönetmek, aynı şekilde düşman faktörünün de takım olarak bize karşı koyması, sürekli bir "diken üstü" hissinin oluşmasına zemin hazırlıyordu. Hele bir de "edvenss" diye bağırmıyorlar mıydı, işte orası heyecanımı tavan yaptırıyordu. "Aha şimdi öleceğim, aha geçemeyeceğim" diye heyecan yaparken, bir baktım ölmüşüm, bir baktım bölümü geçmişim. Bir ara bahçeli bir bölümde takıldığım için oyuna ara verdiğim de olmuştu, ama sonuç olarak Killzone'u bitirebilmek güzeldi. Yeşil dürbünlü M16 da gayet güzel bir silahtı...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)